İklim Değişikliği ile Mücadele

Birleşmiş Milletler, çevre sorunları ile daha etkin mücadele amacıyla Birleşmiş Milletler Çevre Meclisi (UNEA) isimli yeni bir birim oluşturdu. Haziran ayı sonu itibariyle faaliyetlerine başlayan UNEA, merkezi Kenya’nın başkenti Nairobi’de bulunan BM Çevre Programı (UNEP)’nın Yönetim Konseyinin yerine görev yapacak.

UNEA’nın 27 Haziran’da Nairobi’de yapılan son oturumuna hitaben bir konuşma yapan Genel Sekreter Ban Ki-moon,   UNEA’nın çok önemli bir dönemde kurulduğunu söyledi. Ban, “İnsani gelişimin hayati öneme sahip ikinci aşamasına, yani 2015 sonrası evrensel sürdürülebilir kalkınma gündemine hazırlanıyoruz. Bu gündemin çok güçlü bir çevre ayağı olması şart” dedi.

Toplantıya 1200’den fazla üst düzey temsilci katıldı. BM yetkilileri, diplomatlar ve sivil toplum temsilcileri UNEA’nın “Herkes için haysiyetli bir yaşam’’ temalı ilk oturumunda yer aldı.

İnsanoğlunun ‘acımasız tavrının’ artık her yerde görülebildiğini belirten Ban tropik alanlardaki ormanların tahribatı, tükenmekte olan okyanus balıkçılığı, tatlı su kaynaklarındaki azalma ve azalan biyo-çeşitliliğe dikkat çekti. Ban söz konusu çevre sorunlarının dünya liderleri tarafından ele alınmasını sağlamak amacıyla  23 Eylül’de New York’da çevre zirvesinin toplanacağının müjdesini verdi. Genel Sekreter bütün devlet başkanlarının, önde gelen firmaların liderlerinin ve sivil toplumun zirvede bulunmasının teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.

İklim değişikliğinden en fazla küçük ada devletleri etkileniyor

Araştırmalara göre 2100’de küresel ısınma nedeniyle deniz seviyesinin 2 metre yükselmesi özellikle Pasifik bölgesindeki bir çok adayı yaşanılmayacak hale getirecek.

İklim değişikliği nedeniyle yükselen deniz seviyesi, küçük ada devletlerinin doğasına ve sosyo ekonomik kalkınma sürecine karşı en büyük tehlike olmayı sürdürüyor. Artan kırılganlık nedeniyle bunun yıllık maliyeti milyarca doları buluyor.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP)’nın raporuna göre, iklim değişikliğiyle mücadele amacıyla en kısa zamanda yenilebilir enerji ve yeşil ekonomik büyüme doğrultusunda yatırımların artması ve bağlantılı politik değişikliklerin yapılması gerekiyor.

Kalkınmakta Olan Küçük Ada Devletlerinin iklim değişikliğine yol açan faaliyetleri yok denecek kadar az. 62,5 milyon insanın yaşadığı söz konusu gruptaki tüm ülkelerin bir yılda ürettikleri sera etkisi yapan gaz miktarı toplam küresel salınımın yüzde birinden az. Bu duruma rağmen küçük ada devletlerinin 2015 yılında yeni bir küresel iklim anlaşmasına varılması için yoğun çaba harcıyor. Bu ülkelerin bir çoğu, afetlere karşı önlem alınması, yenilenebilir enerji ve diğer çevre dostu uygulamaların hayata geçirilmesinde ön saflarında yer alıyor.

UNEP İdari direktörü Achim Steiner de, Kiribati, Maldives, Marshall Islands ve Tuvalu gibi devletlerinin varlığının tehlikede olduğu uyarısında bulunuyor. İklim değişine uyum ada devletleri için öncelikli olsa da, finansal kaynakların yetersizliği engel teşkil ediyor. Örneğin, deniz seviyesinin yükselmesinin sadece Karayipler’deki ülkelere  2080 yılına kadar 187 milyar ABD dolarına mal olacağı tahmin ediliyor. UNEP’e göre bu adalardaki deniz seviyesi artışı küresel ortalamanın 4 kat üstünde gerçekleşiyor.

iklim-degisikligi-ile-mucadele-gurmex

İklim değişikliğinin bir diğer sonucu da verimli arazilerin çoraklaşması

İklim değişikliği sonucu bir çok yerde toprağın daha da verimsiz hale gelmesi, sadece insanların geçim kaynaklarının azalması yönünde bir tehdit oluşturmuyor, barış ve istikrarı da tehdit ediyor.

Yapılan araştırmalara göre her yıl 24 milyar ton verimli toprak erozyona uğruyor. Erozyona uğramış 2 milyar hektar alan ise hala geri kazanılabilir.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon da, Dünya üzerindeki kurak alanlarda toprakların verimsizliğinin ciddi bir şekilde hissedildiğini, ancak, günümüzde verimliliği düşen toprakların yüzde 80’inin hali hazırda tarım yapılan alanların parçası olduğunu söyledi. Genel Sekreter, “Söz konusu topraklar üzerinde 1,5 milyar insan yaşıyor, bunların büyük bölümünü de küçük çiftçiler teşkil ediyor. İklim değişikliği bu çiftçilerin verimliliğini doğrudan tehtid ediyor. Bir çok bölgede su kaynakları azalıyor, tarım arazileri küçülüyor ve alınan hasat düşüyor” uyarısında bulundu.

Gittikçe artan küresel aşırı hava hareketlerinin gıda üretimi üzerinde ilave bir etki yaratacağının tahmin edildiğini belirten Ban, “Dünya nüfusunun artmasıyla birlikte tarım üretimi kaynaklarının tamamının hızla korumaya alınması gerekiyor. Tarımın sürdürülebilir olmasının, toprakların verim kaybının önlenmesinin ve zarar gören alanların rehabilite edilmesinin yollarını bulmalıyız” dedi.

Verimliliğini kaybeden toprakların rehabilite edilmesinin büyük önem taşıyor. Bu sayede iklim değişikliğinin yarattığı en korkunç etkilerden kurtulunarak gıda üretiminin artırılarak kaynaklar üzerindeki rekabet azaltılıyor.

Türkiye’de de çevre ve orman bakanlığı kendi imkanları çerçevesinde sürdürülebilir kalkınma projesine uyarak sera gazı emisyonlarının azaltılması gayesiyle, alternatif yakıt  kullanımına geçişi, modern sulama tesisleri inşası, toplu taşımın yaygınlaştırılması gibi çeşitli önlemler alıyor.

Savunuculuk faaliyetler

Ada devletlerinin küresel ısınmadan nasıl etkilendiklerini dünyaya daha iyi duyurabilmek amacıyla küçük bir Karayip adası olan Barbados, 5 Haziran 2014’de Dünya Çevre gününe ev sahipliği yaptı.  Ayrıca dünyanın dört bir yanında insanlar, topluluklar ve firmalar temizlik kampanyaları, ağaç ekme etkinlikleri ve sanat sergileri ile çevre konularına dikkat çekti. Türkiye’de de BM Türkiye Temsilciliği, Bisikletliler Derneği tarafından İstanbul’da düzenlenen  kıtalar arası bisiklet turuna destek verdi. BM çalışanların da yer aldığı etkinliğe 10 bin bisikletçi katılarak çevre konusundaki kararlılıklarını bir kez daha vurguladı.

Diğer ülkelerde yapılan etkinlikler kapsamında Kosova’da BM çalışanları “45.000 güçlük temizlik kampanyası” gerçekleştirdiler, Sarasota, Florida ve Cenevre’de gçevre konularında halkı bilinçlendirme amaçlı etkinlikler düzenlendi. Şangay’da  ise‘’Eko uygarlığı ve Yeşil Kalkınma’’ gençlik konferansı toplandı.

Kaynak: BM Enformasyon Merkezi

loading...

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik

Name

Website

Phone

Facebook ile Yorum Yazın