Dünya’da Sürdürülebilir Beslenme

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Örgütü (FAO), Çevre Programı (UNEP) ve dünyadaki ortakları “Düşün, Ye, Koru. Yemek izini Bırakma” (“Think, Eat, Save, Reduce Your Foodprint”) adıyla bir kampanya başlattı.

Bu kampanyayla özellikle tüketiciler, perakendeciler ve ağırlama sektörü tarafından yapılan gıda israfının önüne geçilmesi hedefleniyor. Kampanya kapsamında aileler, süpermarketler, otel zincirleri, okullar, spor kulüpleri ve sosyal kulüpler, özel sektör; belediye başkanları ve dünya liderlerinin gıda tüketiminde söz söyleme potansiyellerinin kullanıması planlanıyor. Ayrıca tüm dünyada sürdürülebilir beslenme ve gıda güvenliği konusunda çalışanların bir araya getirilmesi için platformlar kurulacak ve bu platformlarda israfın önlenmesi için basit öneriler de yer alacak. Bu sayede dünya çapında sürdürülebilir beslenme ve gıda güvenliği konusunda bir kültür oluşturulması amaçlanıyor.

Sürdürülebilir Beslenme

Günümüz dünyasında yaklaşık 1 milyar insan, yani her yedi kişiden biri, açlıkla mücadele ediyor. Bunun sebebi, günümüzde yaygın olarak kullanılan 1960’lardaki Yeşil Devrim’den miras alınan tarım modelinde aranabilir. Bu model; dar bir mahsul skalası olan, yoğun kimyasal madde, enerji ve sermaye tüketimiyle tarım yapılan bir modeldir. Tahıl üretimi bu modelle 1960’tan 2000’e ikiye katlandı fakat sonuçları tarım için kullanılabilir toprak alanlarının daralması, sera gazları salınımının artması, biyoçeşitliliğin azalması ve su kaynaklarının nitrat kirliliğine maruz kalması oldu.

FAO’ya göre 2050’de 9,3 milyar insanın doyurulması için yüzde 60 daha fazla gıda üretilmesi gerekecek. Bu artışın sağlanabileceği şüphesiz fakat asıl amaç dünyayı daha azıyla doyurmak olmalı. Çünkü günümüzde yeterli gıda olmasına rağmen ihtiyacı olan insanların gıdalara erişimi sağlanamadığından açlık sürüyor. Tarımsal üretim 2050’ye kadar yüzde 60 artırılsa bile gıdaya erişim olmaması sebebiyle 300 milyon insan açlık çekiyor olacak. Bunun önüne geçmek için sürdürülebilir üretim teşvik edilip sürdürülemez üretim cezalandırılarak gıda güvenliğini sağlamak gerekiyor. Sürdürülebilir gıda üretiminden başlıca kasıt, halihazırda yaygın olan hayvan proteini ağırlıklı beslenmenin önüne geçmek. Nitekim 9 milyar insanın hayvan proteinli beslenmeyle doyurulması mümkün değil çünkü bir kilogram tahıl üretilmesi için bin 500 litre su gerekirken bir kilogram et üretilmesi için 15 bin litre su gerekiyor.

Her yıl üretilen gıdaların yaklaşık 1,3 milyar tonu, yani üçte biri, ziyan oluyor. Endüstrileşmiş ülkelerin israfı yılda 670 milyon ton iken gelişmekte olan ülkelerdeki israf 630 milyon ton olarak hesaplanıyor. Endüstrileşmiş ülkelerde 680 milyar, gelişmekte olan ülkelerde 310 milyar Amerikan doları değerinde gıda israf ediliyor. Gıda israfı asıl olarak endüstrileşmiş ülkelerde önemli bir sorun teşkil ediyor. Küresel bazda yıllık olarak tahılların yüzde 30’u, sebze ve meyvelerin yüzde 40-50’si, yağlı tohumların yüzde 20’si, et ve süt ürünlerinin yüzde 30’u israf ediliyor. Her yıl israf edilen gıda miktarı dünyadaki yıllık tahıl üretiminin yarısından fazlasına eşit. Zengin ülkelerde kişi başı yıllık gıda üretimi 900 kg ile yoksul ülkelerdeki üretimin- yıllık kişi başı 460 kg- iki katına ulaşıyor. Avrupa ve Kuzey Amerika’da yıllık kişi başı 95 ila 115 kg arası gıda israf edilirken Aşağı Sahara ülkelerinde, Güney ve Güneydoğu Asya ülkelerinde israf yıllık 6-11 kg olduğu görülüyor. Gelişmekte olan ülkelerde gıda kaybının yüzde 40’ı hasat sonrası aşamada israf olurken endüstrileşmiş ülkelerde gıda kaybının yüzde 40’ı perakendeci ve tüketici aşamasında gerçekleşiyor. Gelişmekte olan ülkelerde gıda kaybı hasat teknikleri, depolama ve soğutma olanaklarındaki finansal, idari ve teknik sorunlardan kaynaklanırken; endüstrileşmiş ülkelerde sorun perakendeciler bazında ürünün görüntüsüne gereğinden fazla önem atfeden kalite standartlarına ve sonraki aşamada tüketici davranışlarına bağlanabilir. Bu durumun iyileştirilmesi için çiftçi ve perakendeci arasında kordinasyonun artırılması ve gıda temini zincirindeki bütün halkaların- çiftçi, perakendeci, tüketici vb. – bilinçlendirilmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra bu aktörlere israf olan gıdanın faydalı şekilde kullanılması için duyarlılık kazandırmak gerekiyor. Bu duyarlılık bazı sayılar dikkate alındığında daha etkili şekilde oluşturulabilir: Halihazırda Latin Amerika’da israf olan gıdayla 300 milyon kişi, Avrupa’dakiyle 200 milyon kişi ve Afrika’dakiyle 300 milyon kişi beslenebilirdi ve tüm dünyada gıda israfı sadece yüzde 25 azaltılabilirse, 870 milyon insanın yıllık gıda ihtiyacı karşılanabilir.

Açlıkla mücadelenin israfın önlenmesinden başka bir çözümü de yerel seviyede açlıkla mücadele, çünkü dünyada açlık çeken insanların yüzde 70’ten fazlası kırsal alanlarda yaşıyor. Kooperatifleri ve çiftçi birliklerini güçlendirip onların daha iyi organize olmasını ve ihtiyaç duydukları olanaklara ulaşmalarını sağlamak hem kırsal bölgelerde insanların kendi kendilerini beslemesini hem de yerel pazarlara gıda teminini sağlayacaktır. Bunun sağlanması için geliştirilen yaklaşımlardan biri küçük ölçekli çiftçilikle nakit para akışını bir araya getirmektir. Yoksul ailelerin yerel üreticilerden gıda satın alması veya okul öğünü için gıda alım programlarının küçük ölçekli üreticilerle bir araya getirilmesi bu çözüme örnek verilebilir.

Türkiye’de Durum

Türkiye’de açlık ise FAO’ya göre tüm nüfusun yüzde 5’i olarak görülüyor. Bu oran Kuzey Amerika, Avrupa, Avustralya ve Kuzey Asya ortalamalarından yüksekken; Güney Amerika, Güney Asya ve Afrika ülkelerinin ortalamasından düşük durumda. Tahıl ağırlıklı beslenmenin yaygın olduğu Türkiye’de ekmek gıda israfının önemli bir kalemini oluşturuyor. Gündemdeki açıklamalara göre Türkiye’de her gün bin 500 ton ekmek, yani üretilen ekmeklerin yüzde 5’i israf ediliyor. Gıda israfının önlenmesi amacıyla Türkiye’de oluşturulan başlıca uygulama ise gıda bankaları kurulması. Gıda bankalarının amacı; yemeye uygun, bağışlanmış veya üretim fazlası her türlü gıdayı uygun şartlarda depolayıp ihtiyaç sahibi insanlara ulaştırarak açlığın ve israfın önüne geçmek. Gıda bankalarının yaygınlaştırılması için 2004 yılında yürürlüğe giren kanun ile gıda bankalarına yapılan yardımlara vergi teşviği sağlandı.

FAO tüm dünyada BM Sürdürülebilir Kalkınma ajandası kapsamında sürdürülebilir beslenme ve gıda güvenliği için çalışmalar yürütüyor fakat tüm dünyada gıda güvenliği ancak devletlerin, uluslar arası kuruluşların, sivil toplumun ve tüm diğer aktörlerin de aktif katılım ve diyaloğuyla mümkün olabilir.

Kaynaklar:

UN Chronicle 2012, Volume XI.IX No: 1&2, syf. 15-17.

UN News Center Web Sitesi, “UN and partners launch global campaign to reduce food waste”,
http://www.un.org/apps/news/story.asp?NewsID=43975&Cr=food+security&Cr1=#.UP-mTicqbJk , 22.01.2013

FAO Web Sitesi, “SAVE FOOD: Global Initiative on Food Losses and Waste Reduction Key Findings” http://www.fao.org/save-food/key-findings/en/ , 22.01.2013 .

FAO Web Sitesi, “World Hunger Map” http://faostat.fao.org/site/563/default.aspx, 22.01.2013 .

T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Web Sitesi, “Başbakan Erdoğan, ‘Ekmek israfının karşılığı 1,5 milyar lira’”, http://www.tarim.gov.tr/tr/guncel-haberler/item/1436-basbakan-erdogan-bakan-eker-ekmek-israfi-tmo.html, 17.01.2013 .

loading...

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik

Name

Website

Phone

Facebook ile Yorum Yazın